Hey gidinin asaleti, nerelere kactin?

Padişah vezirine sormuş: “Bir insanda önemli olan eğitim midir yoksa asalet mi?”
Vezir biraz düşünmüş: ”Eğitim önemlidir Padişahim.”
Padişah: “Hayir” demiş, “bir insanda önemli olan asalettir.” 
Vezir itiraz etmiş; “hayır eğitimdir”.

Padişah asalet… Vezir eğitim… Tartışma uzayıp gitmiş. Padisah bakmış ki vezir inadından vazgeçmiyor, vezirine dönüp söyle demiş: sana 3 ay süre veriyorum, gelip bunu bana ispatlayacaksın.” 

Imtihan günü gelmis, vezir ayağa kalkmış etrafa mağrur gözlerle baktıktan sonra ellerini şaklatmış, salonun yan odasından bir kedi cıkmış ellerinde bir tepsi, tepsi üzerinde iki fincan, padişah ve vezire doğru tıpış tıpış… 

Kedi yavaş yavaş padişaha doğru ilerlemiş, tam yaklaştığı sırada padisah cebinden küçük bir fare çıkarmış, kedinin önüne bırakmış. Kedi fareyi görür görmez tepsiyi fırlatıp atmış, kahveler etrafa saçılmış…

Bu hikayeyi uzun zaman sonra bana Cuneyt Ozdemir’in tavri hatirlatti. Ama asaletin sonradan kazanilamayacaginin kaniti daha niceleri var…

Kolay

Cok daha fazlasini yapabilecegini biliyorken yapmamak,

Zoru basaranlarin posterini duvara asmak ama uykunun tatli gelmesi,

Hayran olmak, hep ve daha fazla, hayallerde yasamak, hep ve daha fazla, ama su gozu bir turlu acmamak,

Sadece fiziksel kuvvet gerektiren islere yatirip zamani, ilerleyemiyorum diye aglamak,

Bu akinti beni nasilsa goturecek gidecegim yere deyip, kurek sallamayi birakmak,

Hicbir seye zaman bulamamak, hicbir zaman hicbir seye yeterince sahip olamamak,

Yurumek varken otobuse binmek, merdiven varken yuruyen merdiveni secmek,

Ya da kisaca kolayi secmek…

Dunya sandigin kadar zor bir yer degil Japonya`cim,

Ama daha gidecek cok yolun var,

Daha gidecek cok yolumuz var.

Played 0 times [Flash 9 is required to listen to audio.]

(Holiday - Fran Healy)

Bence sen bi` tatile cik.

Before-After

 



(Guliz`e)

Bazi hisleri sozle anlatabilmek gercekten cok zor. Saliselerde hissettigin bir ruh halini yaziya dokmeye kalkmak bile cilginca. Onu anlatabildigine emin olmak icin paragraflar dolusu yaziyor olmaksa ne garip…

Study Cafe`deyim, hani part-time isim. Bu anlatacaklarimsa yarim saat once, yine burada yasandi.Burada her hocanin bi masasi var, demistim ya. Her masanin ustunde de ivir-zivir… Ben Japonluklarina veriyorum tabi…Benim masamda da bu linkte gordugun seylerden var. Oyle konusurken falan, elinde oynuyosun, guzel oluyor. Bugune dek benim icin anlami sadece buydu. Onlari her eline alip cozmeye calisana, `yok, oyle bir sey degil onlar, oyle oynuyosun sadece`dedim. Ve herkes `hii, peki tamam o zaman` dedi, birakti cozmeye ugrasmayi.
Bugun bi kiz geldi, arkadasina;

`Aa, chienowa` dedi.

 `O ne` dedim.

`Wisdom of rings`dedi. 

`Eee, ne yani cozuluyor mu?`

`Evet, tabi, iki parca oluyo ama cok zor` dedi.


Bundan sonrasi onemli; Uc kisiyiz, bunu soyleyen kizla onun arkadasi, konusuyoruz, bir ara ben konusmanin icinden ciktim, o ikisi konusuyorlar aralarinda, benim elimde chienowa, oynuyorum. Oynamiyorum. Baska bi boyuttayim, eminim. Eminim! Kalbim gum gum atiyor, duyuluyor. Cunku cozuluyor. Anladim girdi cozulme yoluna, halkanin icinden gecti uzun bacak, saliseler sonra elimde iki parca olacak, iki demirin surtunurken ki parlakligi, o yoldan gecisi, cikardiklari ses, ve cozulus… Tamami saniyeler aldi.

Bu kadar kolaymis. 
Ama inanmak lazimmis.


( 9 Aralik 2010)

Kurisumasu ga kimasu!*

Evsahibemin, cocuklarinin ve ev arkadaslarimin neseli cigliklarina gittim salona. Evimizde ivirzivirdan yasamaya yer kalmadigindan, yenilerini bilardo masasinin uzerine yerlestirirken buldum onlari. Ev sahibime `Protestan misiniz?` dedim. Bak `aa, Protestan misiniz?` degil. `Yoo, yoo`dedi ayip bir sey sormusum gibi. `Ee , evde kimse Protestan degil, niye koyuyoruz bunlari o zaman?` demedim. Bunu dememeyi ogrenecek kadar uzun sure kaldim Japonya`da cunku. Japonya`nin ikinci buyuk Christmas pazari oldugunu duyunca sasirmayacak kadar uzun sure. 

Japonya`nin sosyolojisiyle ilgili yorum yapmaya tenezzul ettik madem, din meselesinin ne cok baslikta belirleyici oldugunu da goz ardi etmeyelim.

Bu ulkenin %95`i dinsiz malum. Ya da cok dinli mi demeli? Nitekim dogduklarinda Sinto tapinagina, evlilikleri icin kiliseye gidiyorlar, olduklerinde cenazeleri Budist usullerince yakiliyor ve torenleri de bu tapinaklarda oluyor. Budist tapinaklarinin icinde Sinto tapinagi var. Benim cok tanrili dinleri kavrayamayan zavalli aklim cok dinli olmayi nasil kavrasin?

Amerika`nin bu ulkede en basarisiz oldugu konu din meselesi, her seyi donusturmusler, Japonya`yi protestan yapamislar. Misyoner Protestan okulunda okuyorum ve hocamin itirafi buydu; basarisiz olduk. Tum cabalara ragmen ulkedeki Hristiyan nufus %1`in uzerine cikamamis. Geride boyle bir kafa karisikligi ve harika bir pazar kalmis.

Buradan ev sahibeme seslenmek istiyorum. Madem parayi harcayacak yer bulamiyorsun, kiramda indirim yap. Ben de sana dua ederim. Boylece bu heykellerin sana getirebilecegi hayirdan daha fazlasini elde ederiz. Nasil?

*Christmas geliyor!

Uslu durmazsan doktor igne yapar

Ogrendigim, sasirdigim her seyi anlatmak istiyorum aslinda sana. Ama mumkun degil. O yuzden hepsinden biraz biraz. Sen parcalari birlestirmeye calis. Her olay birbiriyle bagli. Gor. 

Bu blogu okuyan sen, sunu bil isterim: buraya gelmeden once, oyle bir Japonya cizilmis ki gozumde, hicbir zaman hayran olmadigim halde bu ulkeye ya da millete, beklentim yukselmis fark etmeden. Belki bu yuzden Japonya`nin olumsuzluklarini daha cok seciyor gozum. Demem o ki niyetim hicbir zaman bir ulkeyi, milleti asagilamak degil. Bazen haddimi asiyorum. Eksikleri ortmek gerek. Niyetim yermek degil bilinmeyeni kurcalamak. Hem sen zaten biliyorsun iyi yonlerini. Ben sana bilmediklerini anlatmaya soz verdim.

Japonlar caliskandir. Bunu yalanlayan tas olur. Bildigin uzere savastan sonra cok calismislar, ve hatta oyle calismislar ki bu sayede ekonomilerini dunyanin iki numarasi yapmislar. Degil mi? Degil iste… Allah var, cok calismislar. Ama anne baba da evlatlarinin cabasini takdir etmekle kalmamis, gizlice cebine harclik koymayi da ihmal etmemis, cocuk alin teri sanip gururlanirken meger gene ana-babasina dua etmeliymis.

Amerika Japonya`nin ebeveyni. Bu boyle biline. Ve Japonya gibi evlat herkese de nasip olmaz. Cocuk dedigin eli ekmek tutana kadar! Para kazanmaya baslayinca anneye babaya isyan etmektir dogali! Evi terk etmek, `kendi ayaklarimin uzerinde duracagim ben artik` demek… Ama Japonya gibi evladin varsa cennetten yer sec kendine. Bu bir kenarda tutula, yeri geldikce hatirlana.

Amerika Japonya`yi bir temiz isgal eder. Sonra ebeveynimizin cani deneysel bir calisma yapmak ister. Madem ki bu kadar kolay geciyordur isgal donemi (tek bir baskaldiri olmaz, bir Amerikan askerine bile saldiri olmaz) o halde mukemmel toplumu yaratmak icin uygun yerdir bu ada. Amerika`nin hayali yeterince kazanan, ic sorunlari olmayan, mutlu ve tabi ki demokratik bir evlat yetistirmektir. Bunun icin ulkeyi biraz fakir tutmaya karar verir. Amaaa sonra, da da da daaaam! Komunizm patlak verir! O da ne? Ulkede ilk defa isci grevleri bas gosterir. Ebeveyn bakti olmayacak cocugunu biraz simartmaya karari alir. Amerika Japonya`yi komunizmden korumak icin biraz zenginlestirmeye baslar ve ohh, tehlikenin esiginden donulur. Ve Japonyanin zenginlesme masali boylece baslamis olur. Sonra cocuk alir basini yurur ama kaygilanacak bir sey yok, ebeveynin cizdigi cemberin disina nasilsa cikamayacaktir.

Yaa, iste `rich Japan`in hikayesi de kisaca boyle.

Bu arada savaslardan tiksinmek icin bir sebep daha; bu mukemmel toplumu yaratma surecinde, meclisten istedigi yasayi geciremeyen Amerika bil bakalim ne der her defasinda? `Siz bilirsiniz, bir atom bombasi daha gondermek bizim icin hic zor degil`… Evet, tam da bu piskinlikte. Iste boyle demokratik demokratik geciverir yasalar.

Ah canim nasil aciyor her savas hikayesi dinledigimde. Ve nasil aciyor her atom bombasi lafi duydugumda. Kime acimaliyim? Amerikan hukumetine? Japon milletine? Bugun suren savaslarin taraflarina? Insanligima? Acziyetime?

not: Japon ekonomisinin iyilesmesinde Kore Savasi`nin etkisiyle ilgili teorileri bir baska postta okuyacaksin. 

Japonya`daki UNIVERSITEmin kutuphanesindeki COCUKlar icin INCIL bolumu.

Universite kutuphanesinde dini kitap olmasina mi, universitede cocuklar icin kitaplik olmasina mi, universitedeki kutuphanede cocuklar icin Incil olmasina mi vurgu yapayim karar veremedim. Buyur sen sec…